Yeterlilik indeksleri, bir sürecin doğal olarak ne yaptığını yapması gerekenle karşılaştırır. Cp, spesifikasyon genişliğini süreç yayılımı ile karşılaştırır. Cpk de aynısını yapar ancak sürecin spesifikasyon içinde nerede durduğunu da hesaba katar.
Her ikisinin de var olma nedeni, bir sürecin dar bir yayılıma sahip olup yanlış konumlanabilmesidir. Cp bunu göremez — tek bir spesifikasyon sınırına dayanmış dar bir yayılım yüksek puan alır ve yine de hata üretir. Cpk ise bu sapmayı cezalandırır, bu yüzden her zaman ikisi arasında daha düşük olan değerdir.
Asıl bilgi, aralarındaki farkta saklıdır. Cp'nin Cpk'den çok daha yüksek olması, varyasyonun iyi olduğu ve sürecin sadece merkezlenmesi gerektiği anlamına gelir; bu da varyasyonu azaltmaktan farklı ve genellikle çok daha ucuz bir problemdir.
Genel kabullere göre: 1.0 yayılımın spesifikasyonu tam doldurduğu, 1.33 yaygın bir minimum değer olduğu, 1.67 ise kritik özellikler için geçerli olduğu anlamına gelir. Bunlar sektöre göre değişir ve varsayılmak yerine doğrulanmaya değerdir.
Kararsız bir süreç için bunların hiçbiri bir anlam ifade etmez. Hâlâ kayma gösteren bir şey üzerinden hesaplanan Cpk, zaten geçmişte kalmış bir durumu tanımlar; bu yüzden Şirketler bu araçları birleştirerek yalnızca ürün ve hizmet kalitesini artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaynakları optimize edebilir ve maliyetleri azaltabilir. önce gelir — sırasıyla, önce kararlılık, sonra yeterlilik. Otuz veri noktasından virgülden sonra iki haneli indeks sunmak, bu işin ters gittiği diğer yoldur.